Anasayfa / MERAK ETTİKLERİNİZ

MERAK ETTİKLERİNİZ

??????????????????????????????????????????????????????????????

Üç boyutlu omurga deformitesi: Skolyoz

Spinal kolon ortalama 33 ayrı vertebranın üstüste sıralanıp birbirlerine bağlanması ile meydana gelen bir sütundur. Bu sütunun primer görevi, baş, göğüs ve karın içi organları taşımak ve bunlara bir destek olmanın yanında spinal kanalı oluşturup, içinden geçen medulla spinalise sağlam ve emniyetli bir kılıf oluşturmaktır. Yeni doğanda spinal kolon düz bir sütun halinde olup bebek başını tutmaya başlayınca servikal lordoz oluşmaya başlar. Oturmaya ve ayağa kalkmaya başlayınca torakal kifoz, lomber lordoz ve sakral kifoz gelişir. Normal bir omurganın yandan bakıldığında fizyolojik eğrilikleri olmasına karşın, ön-arka planda olan her eğrilik patolojiktir. Skolyoz,omurganın lateral deviasyonu, sagittal eğiminde azalma ve aksiyel rotasyonu ile karakterizedir. Diğer bir tanımla, X-ray ile değerlendirildiğinde, omurganın normal vertikal hattının 10 dereceden daha fazla deviasyonudur. Skolyozun tedavisinde kullanılan tüm tedavi yöntemlerinin amacı, kozmetik açıdan düzgün, dengeli, ağrısız ve stabil bir omurga sağlamaktır. Skolyozun tedavisinde farklı yöntemler kullanılmasına karşın ileri tedavi arayışları devam etmektedir.

Biyomekanik:

Spinal kolon ortalama 33 ayrı vertebranın üstüste sıralanıp birbirlerine bağlanması ile meydana gelen bir sütundur. Bu sütunun primer görevi, baş, göğüs ve karın içi organları taşımak ve bunlara destek olmanın yanında spinal kanalı oluşturup, içinden geçen medulla spinalise sağlam ve emniyetli bir kılıf oluşturmaktır [8]. Omurga ayrıca başın ve gövdenin hareketlerinde de rol alır ve gövde ağırlığının büyük kısmını taşıyıp, bunu alt ekstremitelere kontrollü biçimde aktarır. Fizyolojik eğrilikleri sayesinde dengenin sağlanmasında, atlama veya benzeri hareketlerde gövdenin çöküp iç organlara zarar vermemesi için önemli bir süspansiyon görevi görmektedir [2,9]. Dennis’in ileri sürdüğü teoride vertebral kolon 3 ayrı kolona ayrılmaktadır: anterior, orta ve posterior. Anterior kolon vertebra cisminin 2/3’ü, anterior longitudinal ligament ve intervertebral kolondan oluşmakta iken orta kolon, vertebra cisiminin arka 1/3’ü, pediküller, posterior longitudinal ligament, spinal kanal ve laminanın ön yüzünü içerir. Arka kolon ise; faset eklemler, transvers ve spinöz proçesler, laminaların arka yüz­leri, supraspinöz ligament, interspinöz ligament ve ligamentum flavumdan oluşur [2]. Vertebra cisimlerinin büyüklük ve kitleleri servikal birinci vertebradan son lomber vertebraya doğru giderek artar, böylece artan yüklere karşı adaptasyonu sağlar. Gerçekte asıl yükü, fizyolojik şartlarda, vertebranın cismi taşır. Yük, vertebranın üst yüzünden alt yüzüne kortikal kılıf ve spongioza aracılığıyla taşınır [10]. Spinal 23 intervertebral disk mevcut olup orta kısmındaki geniş miktarda hidrofilik proteoglikandan oluşmuş kollojen yapısında jelatinöz nükleus pulpozusu çepeçevre annulus fibrozis sarar [11]. Bu yapı, iki vertebrayı bir­birine bağlayan ve birbirlerini 120 derecelik açı ile çaprazlayan kollajen fibrillerinden oluşan 15-20 kat tabakadan meydana gelmiştir. Hareket sırasında oluşan basınç kuvve­ti visköz nükleus pulpozusdaki basınç değişiklikleri ile dağıtılırak vertebral kolona aktarılır [7,11]. İnsan omurgası intrensek ve ekstrensek yapılar ile sağlanmış destekler sayesinde gövde pelvis üzerinde dik ve dengeli durmaktadır. İntrensek yapılara omurlar ve disklerin yanında küçük intraspinal ve erektör spinal kaslarda eşlik etmektedir. Ekstrensek desteklerin başında torakal bölgede göğüs kafesi gelir. Her kaburga interkostal kaslar ve ligamentlerle desteklenir [12]. Spinal kolonda sagittal planda fizyolojik eğrilikler mevcuttur. Yeni doğanda spinal kolon düz bir sütun halinde olup bebek başını tutmaya başlayınca servikal lordoz oluşmaya başlar. Oturmaya ve ayağa kalkmaya başlayınca torakal kifoz, lomber lordoz ve sakral kifoz gelişir. İlk başta çocukta bu eğrilikler erişkinlerdekinden az olup kas gücü gelişip denge sağlanınca normal açılarına ulaşır [13]. Servikal bölgede 30°-50° lordoz, torakal bölgede 20°-40° kifoz, lomber bölgede 40°-60° lordoz, sakral bölgede ise 40°-60° kifoz oluşur [14].

İdiopatik Skolyoz:

İdiopatik skolyoz büyüme periodu içerisinde herhangi bir dönemde başlayabilir ve kronolojik olarak üç gruba ayrılır; infantil (doğumdan üç yaşına kadar), jüvenil (dört yaş ile puberte dönemi) ve adölesan (puberteden büyüme plakları kapanana kadar) [16].
Yapısal skolyozlar arasında en sık görülen skolyoz şekli olan idiopatik skolyozun büyük çoğunluğunu, adölesan idiopatik skolyoz oluşturmaktadır [17]. İdiopatik skolyozun etyopatogenezinde, nörolojik köken, disk içeriğinde anormallikler, endokrin bozukluklar, musküler inbalans, vertebra ke­miksel gelişim bozuklukları, ligamentöz yapılardaki kollajen hataları ve genetik teoriler suçlanmasına rağmen net bir sebep bulunamamıştır [18]. Kollajen metabolizması, intervertebral disk patolojisi ve konnektif doku değişiklikleri ile primer nörojenik, myojenik ve vestibuler fonksiyon değişiklikleri gibi konulardaki araştırmalar buna örnektir [19]. Diğer yönden intraspinal ve paraspinal lezyonların progressif skolyotik eğriliklerin gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir ve bu tür eğrilikler skolyoz deformitesinin etyolojisi açıklığa kavuşmuş küçük bir bölümünü oluşturmaktadır [20]. Tachdjian ve Matson ‘un spinal kord tümörlü geniş hasta serilerinde muskuloskeletal deformiteler birinci sıradaki anomalileri oluşturmaktadır [21]. Bu olgularda asimetrik sirinksin gövde adaIelerinin innerve olduğu ön boynuz hücrelerinde yaptığı hasara bağlı olarak skolyoz geliştiği kabul edilmektedir [22]. Son yıllarda, propriosepsiyon ve vibrasyon duyusu defektlerine neden olan beyin sapı veya posterior kolon hataları ve melatonin-kalmodulin sisteminde gelişimsel hataların etyolojide rol oynayabileceği düşünülmektedir. [23]. Skolyozlu hastanın muayenesi hastanın ve ailesinin ayrıntılı hikayesinin alınmasıyla başlar. Başlıca hastalığın hasta üzerindeki etkileri, genel sağlık durumu, aile hikayesi, hastanın yaşı ve fizyolojik gelişimi araştırılır. Deformite, ağrı, nörolojik semptomlar, kardiyopulmoner problemler ve fonksiyonel komplikasyonlar olup olmadığı sorulur. Hastanın yaşı ve cinsiyetinin yanında, deformitenin ortaya çıktığı yaş ve nasıl farkedildiği önemlidir. Deformite, bir okul taramasında fark edilebilindiği gibi, rutin veya herhangi bir ne­denle yapılan sağlık muayenesinde, sportif faaliyetlerde, veya banyo sırasında ailesi tarafından saptanabilir [24]. Skolyozu olan hasta tamamen çıplak olarak muayene edilir. İnspeksiyonda hastanın genel durumu, postürü incelenir. Sagittal plandaki postürün lordoz, kifoz, kifolordozdan  hangisine uyduğu belirlenir.  (Resim 1,2). Omuzlarda ve göğüs uçlarındaki asimetri inspeksiyonla saptanır ve uygun tasarlanmış cetvellerle de ölçülebilir [25]. Bu olgularda bazen gözden kaçabilen ilk nörolojik belirti asimetrik superfisyel abdominal duvar refleksi olabilmektedir. Bu refleksin eğriliğin konveksite tarafında azalmış olarak tespit edilebileceği ve bütün idiopatik görünümlü skolyozlarda bu muayenenin yapılması gerektiği bildirilmektedir [26]. Radyolojik muayenede, hasta ayakta iken tüm vertebranın standart ön arka ve yan grafile­ri, öne, arkaya ve yanlara eğilme grafileri çekilebilir. Ön-arka grafide vertebrada veya kotlarda formasyon veya segmentasyon kusuru ve spinal kanalda açıklık (spina bifida) olup olmadığına bakılır. Eğriliğin yönü (sağ-sol), tek majör veya çift majör eğrilik olup olmadığı kaydedilir. Eğriliğin üst ve alt son vertebraları, apikal vertebraları tespit edilir. Eğriliğin konkav tarafa doğru en fazla eğilen en üst vertebrasının en üst kenarıyla, en fazla eğilen alt vertebrasının alt kenarı arasındaki açı ölçülür [27]. Bilgisayarlı tomografi  ile vertebralar ayrıntılı bir şekilde incelenebilir. Vertebrada veya kotlarda kemiksel bir anomali, kanalda darlık veya deformite, enflamasyon, intravertebral veya ekstravertebral tümör olup olmadığı açık bir şekilde görülür. Spinal kanal ve spinal kord değerlendirilmesinde ise manyetik rezonans (MR) daha üstündür. Nörolojik olarak herhangi bir belirti vermemesine rağmen spinal korddaki bir patolojinin de ilk klinik belirtisi olarak skolyoz oluşması mümkündür [28]. İdiopatik skolyozda tedavinin amacı deformitenin ilerlemesinin engellenmesi, düzeltilmesi ve sağlanan düzelmenin korunmasıdır. Skolyozun konservatif tedavisinde korseleme altın standarttır. Egzersizler ve elektrik stimülasyonu korselemeden sonra konservatif tedavide en çok kullanılmış tedavi modaliteleridir. Korseleme dışındaki konservatif yöntemlerden hiçbirinin skolyotik eğri üzerine etkili olduğuna dair kesin bilimsel veriler yoktur [29].  40º’nin üzerindeki eğrilikler korseye yanıt vermezler ve iskelet matüritesi geliştikten sonra dahi ilerler [30]. Skolyozda kullanılan egzersizler spinal kontrolü sağlamak için postür egzersizleri (stabilizasyon egzersizleri), spinal fleksibiliteyi arttırıcı egzersizler (germe egzersizleri), yana ağırlık aktarımı egzersizleri ve solunum egzersizleridir. Skolyotik eğriliğin konveks tarafındaki kaslarda gerginlik ve yorgunluk, ligamanlarda ise zorlanma vardır; konkav kısımdaki yapılarda güçsüzlük ve kısalma vardır. Egzersizler spinal fleksibilite ve kas tonusunu düzelterek kas ve ligaman yorgunluğuna bağlı rahatsızlığı engellerler, kas gücünü, endüransını ve fonksiyonunu arttırır [30]. Tedavide ortez uygulamaları ile yapılan konservatif tedavinin yanında cerrahi tedavi prosedürleride uygulanabilmektedir [31,32]. Yüzme en iyi spordur. Çünkü suyun hem kaldırma gücü hemde masaj tesiri bulunmaktadır. Sıcak sular (kaplıca gibi) daha da yararlıdır. Yüzmeden sonra en iyi spor yürüyüştür.

Konjenital skolyoz

Konjenital skolyoz, omurganın longitudinal gelişimi sırasında , vertebra anomalileri sonucu laterale eğilmesidir. Konjenital deformiteleri sınıflandırmak için kullanılan sınıflandırmalar; vertebranın tutulum yerine göre (servikal, servikotorasik, torasik, torakolomber, lomber, lumbosakral ), deformitenin tipine göre (skolyoz, kifoskolyoz, kifoz, lordoz gibi), anomalinin tipine göre olabilir. Anomalinin tipine göre uygulanan klasifikasyon en sık kullanılandır [37].

Konjenital vertebra anomalileri, formasyon bozuklukları, segmentasyon bozukları, ve her ikisinin birleşimi olan karışık (kompleks) bozukluklar olarak sınıflandırılabilir. En kötü senaryoya sahip anomali; konveks hemivertebra ile birlikte olan tek taraflı ansegmente bar, ikinci olarakda çift konveks vertebra ve tek bir serbest konveks hemivertebra olarak belirlenmiştir. [38]. Konjenital skolyoza neden olan etken hamileliğin 6. haftasından önce meydana gelir ve aynı dönemde gelişim gösteren diğer sistemlerde de konjenital anomalilere yol açar. Hastanın özellikle kas iskelet sistemi, genitoüriner sistem ve kalp ile ilgili problemlerinin olup olmadığı sorgulanmalıdır. Konjenital skolyoz ile birlikte renal anomali görülme sıklığı %20, konjenital kalp hastalıklarının bulunma sıklığı %7-12 arasındadır. [39]. Eğer renal USG de bir obstrüktif üropati saptanırsa , spinal deformitenin ortopedik tedavisinden önce, uygun ürolojik girişimler uygulanmalıdır. Ayrıca çocuk büyüdükçe nörolojik fonksiyon bozukluğu ile ilgili sorular sorulmalıdır.En sık eşlik eden anomalilerden spinal disrafizm %20-30 oranında gözlenir [40].

 

Tedavi seçenekleri genel olarak iki grupta toplanabilir.

  1. Konservatif tedavi
  2. Cerrahi tedavi

Cerrah çocuğa, eğriliğe ve güvenlik faktörlerine bağlı olarak uygun entrumentasyonu seçmeli, preoperative myelogram veya MRI ile spinal kanal mutlaka değerlendirilmelidir. Konjenital skolyoz enstrumantasyonunda kaşılaşılan en sık komplikasyon paraplejidir. Bu yüzden spinal deformiteleri enstrumante ederken monitorizasyon veya “wake-up” testinin yapılması şarttır [41].

KAYNAK: http://www.scopemed.org/?mno=162834

Share This:

4 yorum

  1. Hocam merhaba saygılar. Ben 26 yaşına yeni girmiş skolyoz hastasıyım, aslında kifoskolyoz da denilebilir. Şu yaşa kadar ihmalkarlık ve ailenin bilinçsizliği yüzünden bu durumdayım. Aslında daha önce Isparta/Eğirdir Kemik Hastanesi’nde 5 yaşımdayken belli bi korse tedavisi uygulanmış, yalnız takip edilememesi yüzünden olumlu bir seyir olmamıştır. Ben üniversitede daha önce bu problemi yaşamış bi arkadaşımın tavsiyesi üzerine son 2-3 yıldır bu işe girdim. Samsun’a gittim özel hastaneye fazla ücret istediler, İzmir 9 Eylul universitesinde ise yeterince başarı elde edilemez diye sonuç bildirdiler. Sizi araştırarak buldum, umarım bana yardımcı olursunuz. İzninizle muayenenize gelmek istiyorum. Teşekkürler, iyi çalışmalar.

  2. iyi günler doktor bey ben 24 yaşında skolyoz hastasıyım muayene olmak istiyorum acaba ameliyat sırası ne zaman gelir bilgilendirirmisiniz

  3. Merhaba Fatih Hocam,

    37 yaşındayım, 27/11/2011 yılında kayseride skolyoz ameliyatı oldu. tamamen düzeltme yapılamadı. 15 eylül 2014 yılında da platınin kırılması nedeniyle tekrar çıkartıldı.. ilk ameliyatı yapan dr. bey ömür boyu kalması gerektiğini söylemişti ama çıkartan başka bir dr. idi gerek yok dedi. Fakat benim ağrılarım geçmedi. kontrole gittiğimde baskının arttığını ve tekrar takılması gerektiğini söyledi. daha önce dememe rağmen takmaya gerek yok demiştir.istanbulda başka bi dr.gittim tekrar takılması gerektiğini fakat 6 yıl sonra ya gün verdi. özel bi hastanede de yapabileceğini dedi. ama bana göre afaki bi ücret istedi bi devlet memurunun bi anda o kadar parayı bulması imkansız (40.000 TL) ve önceki ameliyatın basit olduğunu tekrar onun gibi yapılırsa platinin tekrar kırılavcağı vs. aklım çok karışık ve doktor arayışındayım. Yardımlarınızı bekliyorum. İnşaallah size muayene olabilirim , Allaha emanet olunuz.

  4. Hocam ben kifoz skolyoz bi hastayım yıllardır bir sürü doktor gezdim ama guvenemedim. Ayrıca çok fazla rahatsız oluyorum ağrılarım artıyor her geçen gün. Derecemin 145 olduğunu söylediler durumum ne olur hocam . Sizinle görüşmek çok isterim . Rabbim ilminize ilim katsin inşallah

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates